Bir gölge doğruldu yattığı yerden. Gökler kapkara kesti birden. Hava durgun, deniz durgundu.
Analar babalar bastıkları toprağa bakındılar. Doğmamış çocukların mezarları bulundu. Dağların zirvesinde bir kandil yanıyordu.Ağaçların dallarına mor mendiller asmıştı kızlar. İnce bir duman örtmüştü yöreyi. Sessiz sedasız gece düşük yapmıştı. Serçe ölüleri vardı çalı aralarında.
Kurutulmuş kelebekler kanat çırpıyordu ilkokul defterlerinde. Sözcükler yaralara akıyordu. Yürekleri kemiriyordu aç kurtlar. Anılar, nbir ömür boyu öfkeydi artık. Tütünler boyveriyordu sararmış parmaklarda.
Eller güneşe kapalıydı. Yıldızlardan düşmüştü görmez bakışlar. Al yeleli atlar vurulmuştu kırlarda. Göz göz odalar barut koyuyordu. İsyan çiçekleri sinmişti kirli duvar halılarına.
Masalsız büyümüş çocuklar ucuca eklenen ölümlerdeydi. Koptu en kırık yerinden düşler. Sırtlardaki kör kabuklara yenileri eklendi. Meyveye duracak ağaçlar kurudu. Eşikler boş kaldı. Kimseler çalmadı kimselerin kapısını. Tüm tenlerde uçurumlar. Ne gün ağarıyordu, ne de tutan vardı gecenin dizginlerini.
Tek ben canlıydım. Durduğum yerde yaprak dökerek. Geldiğim yerden gitmeme bir vardı.